Online Terapi Nedir?

Elektronik terapi, elektronik danışmanlık, tele terapi veya siber terapi olarak da bilinen online terapi, ruh sağlığı alanında nispeten yeni bir gelişmedir. Online terapide bir terapist ya da danışman internet üzerinden psikolojik bilgi ve destek sağlamaktadır. Online terapi mail, video konferansı, online yazışma veya İnternet telefonu aracılığıyla gerçekleşebilir. Online terapi telefon görüşmeleri, çevrimiçi konuşma odaları gibi gerçek zamanlı şekilde gerçekleşebilir ve bunun yanında mail mesajları gibi zaman gecikmeli bir yolla da gerçekleşebilir.

Altını çizmek de fayda olan önemli bir nokta şudur; online terapi, psikoterapi gibi düşünülemez ve asla geleneksel terapinin yerine geçmeyecektir. Birçok açıdan, elektronik terapi yaşam koçluğu ile birçok benzerliği paylaşmaktadır. Online terapistler ruh hastalığını çevrimiçi olarak tanılamaz veya tedavi etmezlerken onlar ilişkilerde, işte veya yaşamda problemler yaşayan insanlara rehberlik ve bilgi sunabilirler. Elektronik terapi bazı kısıtlamalara sahiptir, fakat sayısı giderek artan bir tüketici grubu için hızla önemli bir kaynak olmaktadır. Online terapinin etkililiği üzerine yapılan araştırmaların eksikliğine rağmen elektronik terapi ruh sağlığı profesyonellerine danışanlarına servis sağlamanın bir diğer yolunu sunmaktadır.

Tavsiye Bağlantı: www.terapievi.com

Online Terapi Nasıl İşler?

Online terapide iletişim kurmak için kullanılan başlıca araçlar:

  • E-mail
  • Anlık Mesajlaşma
  • Gerçek Zamanlı Yazışma
  • İnternet Telefonu
  • Video Konferans

Online Terapi’nin Tarihi

Belli bir mesafede bir terapist ve danışan ile iletişim yeni bir kavram değildir. Sigmund Freud danışanlarıyla iletişim kurmak için kapsamlı olarak mektupları değerlendirmiştir. Kendi kendine yardım grupları daha 1982 yılında ortaya çıkmaya başlamıştır. Bugünlerde, ruh sağlığı hakkında bilgi sunan ve “Find-a-Therapist.com” ve “HelpHorizons.com” gibi özel elektrnok terapi klinikleri olan sayısız site vardır. (Türkiye’de de hemengorus.com gibi siteler vardır.)

Online danışmanlık ve ruh sağlığı servislerindeki büyüme “Uluslarası Online Ruh Sağlığı Topluluğu” nun kurulmasına sebep olmuştur. Online sağlık bakımına erişilebilirlikteki heyecanlandırıcı yükseliş İnternet yoluyla ruh sağlığı hizmeti almaya ilgili tüketiciler için bilgi ve prensiplere olan ihtiyaca sebep olmuştur.

Bugünlerde Online Terapi

Online terapiye geniş bir ruh sağlığı çevresi şüphecilikle bakıyorken online terapi online ruh sağlığı tedavilerini kullanan birçok hasta tarafından desteklenmektedir. Psikiyatrik Servisler dergisi tarafından yayınlanan bir araştırma video konferans yoluyla ruh sağlığı tedavisi alan hastaların, yüksek oranda memnuniyet sahibi olduğunu söylemektedir.

Online terapi herkes için uygun değildir, fakat bazı durumlarda etkililiğini göstermiştir. Newsweek’te 2006 yılında yayınlanan bir makalede bağımlı insanların tedavisinde online terapinin faydalı olabileceği söylenmiştir. Özellikle geleneksel yüz yüze destek gruplarına katılmak konusunda kendisini rahatsız eden kişilerde online terapinin faydalı olabileceği yine bu makalede belirtilmiştir.

PsychCentral yazarlarından Dr. John M. Grohol, birçok psikoloğun elektronik terapi ile uğraşmaya hevesliyken dikkate değer bir tüketici talebi eksikliğinin olduğunu söyler. Ve Grohol bunu söyle açıklar “İnsanlar ücretsiz online servislerden yararlanmaya çok alışıklardır, online profesyonel terapi için ücret ödeme fikri hala birçok insanın yapmaya istekli olduğu bir şey değildir. Eğer online hizmetin ücreti yüz yüze servislerle hemen hemen aynı olursa birçok kişi yüz yüze servisleri yeğleyecektir.”

Online terapiyi düşünmeden önce gizlilik, etik ve yasal konuları ve bunun yanında online terapistin nitelikleri konuları üzerinde düşünmelisiniz.

Kaynak: psychology.about.com

Her Uzman Her Konuda Yardımcı Olabilir mi?

Eskiye oranla daha fazla insan, yaşadığı psikolojik sorunlar dolayısıyla bir psikolojik destek arayışında bulunuyor. Hal böyle olunca, psikolojik destek alanında da bazı sorunlar kendini göstermeye başlıyor. Söz konusu sorunlardan biri de, doğru uzmanı bulabilmek.

On dört yıldır psikolojik danışmanlık hizmeti sunmaktayım. Bu zaman zarfında, gördüğüm şeylerden biri şudur: Pek çok insanın zihninde psikolojik yardım uzmanlığını temsil eden tek bir ünvan (psikolog veya psikiyatrist gibi) var. Bununla birlikte pek çok kişi, her uzmanın her konuda psikolojik destek verebileceğine dair bir algıya sahip. Oysa durum tam olarak öyle değil.

İsterseniz önce, psikolojik destek alabileceğiniz bazı uzmanlık ünvanlarını listeleyelim:

  • Psikiyatrist: Tıp fakültesinden mezun olup psikiyatri alanında ihtisas yapan uzmandır. İlaç yazma ve tedavi yetkisi sadece bu uzmanlığa aittir.
  • Psikolog: Üniversitelerin Psikoloji bölümlerinden mezun olan kişilerin kullandığı ünvandır. Aynı bölümde yüksek lisans yapanlara Uzman Psikolog, Klinik Psikolojide yüksek lisans eğitimi alanlara da Klinik Psikolog denmektedir.
  • Psikolojik Danışman: Üniversitelerin Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümlerinden mezun olan kişidir.
  • Sosyal Hizmet Uzmanı: Sosyal Hizmetler bölümü mezunudur.
  • Aile Danışmanı: Üniversitelerin Aile Danışmanlığı Yüksek Lisans bölümlerinden mezun olan veya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının prosedürlerine göre eğitim alan uzmandır.
  • Pedagog: Üniversitelerin Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümlerinden mezun olan kişilere, pozisyonlarına göre verilen ünvandır.
  • Psikoterapist: Belirli bir psikoterapi ekolünün gerektirdiği şart ve eğitimleri yerine getiren kişidir. Yukarıdakilerin hepsi, duruma göre psikoterapist olabilir. Bunun için Türkiye’de prosedürler netleşmemiştir.
  • Evlilik Terapisti: Aynen psikoterapist gibi, belirli şart ve eğitimleri yerine getiren kişilerin kullandığı ünvandır. Çift Terapisti, İlişki Terapisti ve Aile Terapisti de bu bağlamda değerlendirilebilir.

Gördüğünüz üzere, çok sayıda uzmanlık alanından bahsetmemiz mümkündür. Bunlara yaşam koçluğu, ilişki koçluğu gibi akademik dışı alanları da eklersek işler daha da karmaşık bir hal alabilir.

Peki, ne öneriyoruz?

  • Her uzmanın her türlü psikolojik sorun için destek vermediğini veya veremediğini aklınızda tutun. Mesela psikoloji mezunu biri, yani psikolog size ilaç reçete edemez. Psikoterapi eğitimi almayan bir psikiyatrist de size psikoterapi desteği veremez.
  • Psikolojik destek alacağınız uzmanla mümkünse bir ön görüşme yapın. Hangi alanda eğitim aldığını, o alandaki eğitimini ve ne tür hizmetler sunduğunu öğrenin.
  • Ön görüşmede zihninizdeki tüm soru işaretlerini uzmanınızla paylaşın. Tam bir güven hissettiğiniz uzmandan destek alın.

Soru ve düşüncelerinizi yazının yorum kısmından benimle paylaşabilirsiniz. Muhabbetle.

Online Psikolog Ücretsiz mi Çalışır?

Online psikolog desteği hakkında önemli yanılgılardan biri, destek veren uzmanların ücret talep etmediği düşüncesi. Hoş, bu durum sadece online psikolog desteği talep edenler için değil, pek çok psikolojik destek ihtiyacı içinde olanlar için geçerli bir beklenti.

Bunu kişisel deneyimlerimde çok net görüyorum. Mesela bazı insanlar, telefonumu arayıp görüşme yapmak istediklerini söylüyorlar. Ben de görüşme şartlarımı söyleyince, “Paralı mıydı? Pardon.” gibi ifadelerle tepki, veriyorlar. Veya e-mail adresime gönderilerinde ücretsiz destek talep ediyorlar. Oysa bu taleplere cevap vermek her zaman mümkün olmuyor.

Peki, online psikolog desteği neden ücretli?

Her şeyden evvel, psikolojik destek uzmanı olan kişi (psikolog, psikolojik danışman vb.) , profesyonel bir meslek sahibidir. Yani, geçimini büyük bir oranda işinden sağlıyordur. Tıpkı doktor, mühendis, avukat, temizlik görevlisi, yönetici asistanı gibi. Dolayısıyla, psikolojik destek uzmanı, yaptığı iş için zaman ve enerji harcıyor. Ve bunun doğal olarak karşılığını talep ediyor.

Online psikolog desteği de normal bir psikolojik danışmanlık süreci gibi işler. Uzman belirli gün ve saatini belirli bir kişiye ayırır. Yani zaman ve emek harcar.

Son olarak şunu ifade etmek isterim ki, bedelsiz bir şey talep etmek bana kalırsa çocuksu bir tavırdır. Ancak çocuklar, bedelsiz şekilde ihtiyaçlarını giderebilirler. Yetişkinlik, hayatın alma-verme dengesi üzerine kurulu olduğunu kabul etmek demektir aynı zamanda. Muhabbetle.

Özgüvenim Yok, Ne Yapmalıyım?

Merhaba. Ben 16 yaşındayım. Şu an yaz tatilindeyiz, dolayısıyla evdeyim ve dışarıya çok az çıkıyorum. Bu daha çok düşünmeme neden oluyor.

Öncelikle sabah kalkmamdan itibaren yorgun, halsiz hiç uyumamış gibi hissediyorum ve gün içerisinde de agresif, mutsuz, inatçı, umutsuz, bıkmış, çaresiz hissediyorum.

Düşündüğümde bir çok sorunum var gibi geliyor .Yazsam sanki hiç bitmeyecek gibi. Ama önceliği buna veriyorum: Ben ailemden yetiştiriliş ile çok öz güvensizim. Kendime hiç bir alanda güvenmiyorum ve kendimi yetersiz değil de önemsiz hissediyorum.

Annem ne zaman kavga çıksa benimle ilgili bir sorun olsa beni suçlu gördü, beni hiç savunup korumadı. Ve bu yüzden ben de kendimi hiç koruyamıyorum. Bir tartışmada elim ayağım titriyor kendimi ifade edemiyorum. Öz güvenim resmen sıfır.

Biri benimle ilgili olumsuz bir şey söylediğinde eve gidince üzülüyor ya da ağlıyorum . Umutsuz, eksik ve suçlu hissediyorum. Kendimle ilgili olumlu bir şey düşünemiyorum resmen . Derslerde gayet başarılıyım. İlkokul dönemlerinden bu günlere kadar kompozisyonlarım ve ödevlerim hep çok beğenilirdi, hatta başka sınıflara bile okurlardı. Ama ben kendimi ifade edemiyorum, konuşamıyorum. Bildiğim bir soru olduğunda veya öğretmen fikir alışverişi yapmak isteyip yorum sorduğunda parmak kaldıramıyorum. Aklımda kuruyorum, yorum yapıyorum ve öğretmen daha sonrasında kendisi yorumladığında benimkiyle çoğu zaman aynı şeyleri düşünüyor ve benim anlatabilsem başarılı olacağımı biliyorum. Fakat herkes beni dinlediğinde kekeleyebiliyorum. Bütün bildiklerim uçuyor resmen. Birinin bana gülmesinden nefret ediyorum bu yüzden susmayı tercih ediyorum. 3 -4 arkadaşım dışında yeni arkadaşlık kurmaktan korkuyorum. Ve bu 3 arkadaşımı da resmen kısıtlıyorum, sadece biz birbirimize yeteriz diye. Yanımıza biri geldiğinde gitsin diye bekliyorum ve somurtuyorum. Sonra da diyorum “Neden yalnızım?”

Şimdi nasıl çıkılır ki bu problemin içinden? Kısacası bu sadece biri. Ben kendimi yorgun hissediyorum, gerçekten hiç bir şey yapmayıp öylece sürükleniyorum günlerce. Kendime güvenememek beni çok üzüyor gerçekten.

Tanıdıklarım bana inanmıyor. Ben öğretmen olmak istiyorum kesinlikle. Fakat bana sen böyle nasıl konuşacaksın anlatacaksın diyorlar. Ben okulun son haftasıydı galiba tahtada coğrafyadan sunum yaptım. İlk çıktığımda kekeledim heyecanlandım sonrada bir baktım bir şey olduğu yok rahatladım ve uzun uzun öğretmenle konuşa konuşa sunumumu yaptım. Bana sorular sordu ve güzel yorumlar yaptım. Arkadaşlarıma “Nasıl?” diye sordum. Aslında tüm sınıfa sordum.”En iyi sunumu sen yaptın?” diyenler oldu ve daha çok inandım kendime. Ve coğrafyacının en son sınavından sınıfın en yüksek notunu aldım. Sevdiğim, kendime inandığım ve çalıştığım zamanlarda ve sabırlı destekçi kararlı bir öğretmen karşısında yüksek not alabildim. Sınavlara gerçekten hiç çalışmadım bu sene ve kendimi saldım, son ders bi göz gezdirerek girdiğim sınavlara çoğu zaman iyi notlar aldım. Yani zeki olduğumun farkındayım, fakat daha fazlasını yapmak da istiyorum. Ama hemen hevesim gidiyor.

Beni destekleyen bir ailem bile yok. Hiç bir başarımı takdir etmediler ki. Ben ne yapacağım? Birinin onayını almadan bir şey yapamıyorum resmen. Kendime neden hiç inanmıyorum?

Bir psikyatriste gitmek istemiyorum çünkü anlatırken kesinlikle ağlarım ve odadan çıktığım anda gittiğim için pişman olurum ve kesinlikle tekrar gitmem.

Yazarken rahatladım. Ve kendi kendime yazarak da rahatlayabilirim bunu biliyorum. Denedim ama olmadı. Çok çekingen oldu. Yani demek istediğim, küçükken yazdığım günlükler, notlar hep annem ve ablam tarafından okunurdu. Bazen yakalardım, bazen fark ederdim. Yani bu yüzden okunabilir düşüncesiyle elim gitmiyorki. Ya da “Bunu okuyabilir, bunu yazmamalıyım.” diyerek yazamıyorum ve daha da geriliyorum.

Biliyorum daha çok sorunum var ve gogledan araştırdım “online psikolog” diye ve yazmaya karar verdim. Yardımcı olacak mısınız bilmiyorum ama en azından bunları burada kimse (yani ailem) okuyamaz diyerekten  yazdım ve biraz da olsa rahatlamak iyi geldi. Teşekkür ederim .


Merhaba.

Şimdilik sadece Özgüven Nedir? yazısını okumanızı tavsiye edebiliyorum. İlk fırsatta sorunuza cevap vermeye çalışacağım.

Online Terapinin Avantajları ve Dezavantajları

Online Terapi’nin Faydalarını ve Eksikliklerini Keşfetmek

Online Terapi’nin Avantajları

  • Online terapi kırsal ya da uzak yerlerde yaşayan insanların ruh sağlığı bilgisine ulaşımını sağlar.
  • Online terapi engelli ya da evden çıkamayan bireylere ulaşırlık sağlar.
  • Online terapi genellikle epeyce makul ve kolaydır.
  • İnternet ruh sağlığı bilgisine ulaşımı kolaylaştırır. İnsanlar sağlık ile ilgili konularda arkadaşları ve aileleriyle konuşmakta rahat hissedebilirler, fakat ruh sağlığına dair endişelerini paylaşmada aynı şeyi hissetmeyebilirler.
  • İnternet ortamında gerçekleşen terapi insanların psikolojik sağlıkla alakalı daha çok şey öğrenmesine yardım eden önemli bir araç olabilir.

Online Terapi’nin Dezavantajları

  • Birçok sağlık poliçesi online terapiyi karşılamamaktadır.
  • Gizlilik, mahremiyet ve güven telkin etmeyen teknoloji ile ilgili kaygılar.
  • Terapistler kriz durumlarına yanıt veremez.
  • Online terapi ciddi psikiyatrik rahatsızlıkları olanlar için uygun değildir.
  • İnternet ortamında gerçekleşen psikoterapi karmaşık ya da detaylı problemlere sahip insanlar için uygun değildir.
  • Sunulan yardımın kapsamı sınırlı olabilir.
  • Birçok durumda, online terapistler yüz ifadelerini, sesli işaretleri ya da beden dilini anlayamaz.
  • Online terapi coğrafi kısıtlamaları aradan kaldırır, yasal ve etik kodların uygulanmasını zorlaştırır. Terapistler dünyanın her yerindeki danışanları tedavi edebilir ve birçok devlet farklı lisans gereklilikleri ve tedavi prensiplerine sahiptir.

Yazar: Psikoloji Uzmanı Kendra Cherry

Kaynak: psychology.about.com

Online Danışmanlık Nedir?

Online danışmanlık yapan Lauren Trecosta, online danışmanlığın ne olduğunu ve nasıl işlediğini açıklamaktadır.

Online danışmanlıkla ilgili konuştuğum birçok insanın ilk olarak şu konuda kafası karışık: “Online Danışmanlık Nedir?” Ve sonra “Online danışmanlık yapabiliyorsun. Bu nasıl işliyor?” diye sorarak şaşırıyorlar.

Hayat zor olabilir. İnsanlar her gün kararlarla, ilişkilerle, işle ve aile ile mücadele ederler. Bazı stresler küçüktür, bazıları büyüktür. Bazıları baş etme ve idare becerileri gerektirir. Diğerleri çaba ve keder gerektirir. Bazıları da daha fazla öz saygıyı ve sınırları şekillendiren güveni gerektirir. Ve, elbette, daima iletişim ve karşılıklı ilişki becerilerini gerektiren stresler vardır.

Şüpheye yer yok ki hepimizin hayat denen şeyle ilgili en azından küçük bir yardımı kullandığımız zamanlar vardır.

O halde nereden yardım alabiliriz?

Arkadaşlarınızdan, manevi yol göstericilerden ya da liderlerden, ve danışmanlardan yardım alabilirsiniz. Elbette, bu ne çeşit bir yardıma ihtiyacınız olduğuna bağlıdır. Ayrıca avukatlardan, doktorlardan, hemşirelerden, arabuluculardan ya da yaşam koçlarından yardım alabilirdiniz. İlk olarak, bu yardımın çoğu yalnızca yüz yüze görüşmelerle mümkündü. Daha sonra, daha kabul edilir ve yaşam daha da meşgul olmaya başladıkça ücret karşılığında telefon görüşmeleri yoluyla, danışmanlıktan daha geniş çapta yararlanılır olmuştur.

İnsanlar, yüz yüze görüşme ile tam olarak aynı olmamakla birlikte, bir telefon görüşmesi yoluyla hala başarılı ve azar azar toplanan birçok önemli bilgiye sahip olabildiklerini farkına vardılar.

Şimdilerde, internet üzerinden yardım alabilirsiniz. Bu biriyle bizzat görüşme ile tam olarak aynı mıdır? Hayır. Bu mükemmel bir destek aracı olabilir mi? Kesinlikle.

Online danışmanlık günlük hayatlarında işlev gösteren fakat hem kronik ya da durumsal stres, üzüntü hem de kafa karışıklığı yaşayan insanlar için faydalıdır. Online terapi evlilikler, ebeveynlik, ilişkiler ve öz saygı gibi yaşam zoruklarını deneyimleyen insanlar için oldukça uygundur.

Online danışmanlık, birinin fiziksel refahını ve birinin gerçeklik algısı önemli ölçüde zarar gördüğünde ve karmaşıklaştığında uygun değildir. Bu sebeple, online danışmanlık şu kişiler için uygun değildir:

  • İntihar veya kendi kendini yaralama plan ve düşüncelerine sahip kişiler,
  • Herhangi bir çeşit istismarı deneyimleyen ve acı çeken kişiler,
  • Halisünasyonlar, hayaller ve diğer gerçekliğe zarar verici belirtilere sahip kişiler,
  • Önemli bir kişilik bozukluğuna sahip kişiler,
  • Ya da madde bağımlılığı, yeme bozuklukları veya kendi kendini yaralayıcı davranışları olan kişiler.

Dahası, online danışmanlığı kullanarak bir tanı ya da bir ilaç tedavisi için reçete almak mümkün değildir.

Online danışmanlar hayatlarında gerçek zamanlı zorluklar yaşayan insanlara psiko-eğitimsel destek sunmaktadırlar.

Psikoterapist ve danışan arasında kurulan ilişki; belirli bir konuya ve çözüme odaklıdır. Diğer tüm ilişkilerde olduğu gibi online terapi “konuşma” veya etkileşim üzerine kuruludur. Genellikle, bir online danışman ile danışan, ilişkiye başlamadan önce bir profil, fotoğraf ve video ses aracını gözden geçirirler.

Online danışmanlığa başlamak için “online danışmanlık” veya “internet danışmanlığı”nı araştırın ve sayısız hitleri eleyin. Size hitap eden bir terapist buldğunuzda başlamak için onun yönergelerini takip edeceksiniz. Genellikle bu yönerge kısa bir form doldurmayı, websitesine kayıt olmayı, hizmet yöntemi seçmeyi (mail, chat yapmak ya da telefon) ve tek bir birimi veya paket teklifi satın almayı içerir. Sonrasında muhtemelen sürece başlayacaksınız. Eğer telefon ya da yazışmayı tercih ettiyseniz bir görüşme planlamak için yönlendirileceksiniz.

Online danışmanlığın geleneksel psikoterapi yoluyla sahip olmadığınız bazı pozitif yönleri vardır:

  • İlk olarak, online danışmanlık daha düşük maliyetlidir. Yarım saatlik online danışmanlığın ücreti 40 dolar olabilir.
  • İkinci olarak, online danışmanlık daha kolaydır. Hemen hemen günün ya da gecenin herhangi bir anında, evinizden randevunuzu ilerletebilirsiniz. Yakınlarında klinisyen olmayan insanlar için bu kolaylık özellikle yararlıdır.
  • Üçüncü olarak, online danışmanlıkta, yalnızca düşünceleriniz görüşmeye gelir. Yani, günlük problemlerimiz, bizim gerçek hayattaki olayları nasıl algıladığımızla ilişkilidir. Yaşadığımız gerçek olaylar hakkında kendimize anlattığımız hikayeler (bakış açımız ya da filtremiz). Online danışmanlık olaylar hakkındaki düşüncelerinize ya da hislerinize odaklanır, el kol hareketlerinize, hatta ağzınızdan çıkan kelimelere değil.
  • Profesyonel rehberlik, geri bildirim ve soru sorma ile online danışmanlığın sahip olduğu gazetecilik yönü, danışana bilişsel bozukluklarının özünü anlaması için yardım edebilir.

Sonuç olarak, online danışmanlık günlük yaşamla ilgili kaygılarıyla aktif olarak çalışırken ve çözerken profesyonel geri bildirim almak isteyen insanlar için mükemmel bir destek aracıdır.

Yazar: Laure Trecosta 13 yıllık klinik deneyime sahip lisanslı bir profesyonel danışmandır. Online Danışman Trecosta, asktheinternettherapist.com adresinde hizmet veren bir koçtur.

Kaynak: asktheinternettherapist.com

Online (Çevirimiçi) Terapi Sizin İçin Uygun Mu?

Online terapinin sizin için uygun bir seçim olduğuna kadar vermeden önce aşağıdaki faktörleri düşünün. (Psikoloji Uzmanı Kendra Cherry)

Online terapi bazı insanlar için iyi bir tercihtir fakat hangi tedavi seçeneğinin sizin için en iyisi olduğuna karar vermeden önce ilk olarak ihtiyaçlarınızı, hedeflerinizi, kaynaklarınızı ve yeteneklerinizi değerlendirmeniz gerekmektedir.

Eğer…

  • Ruh sağlığı olanaklarına erişimin sınırlı olduğu kırsal ya da uzak yerlerde yaşıyorsanız,
  • Programınız geleneksel terapi seansları için fazla yoğunsa,
  • Geleneksel psikoterapi seçenekleriyle rahatsız hissediyorsanız,
  • (Online terapi biriyle yüz yüze görüştüğünde çekingen olan insanlar için faydalı bir ruh sağlığı aracıdır ve online terapinin sağladığı anonimlik online terapinin kıymetini arttırabilmektedir. )
  • Bilgisayar teknolojisi ile rahatsanız ve mail ve anlık mesajlaşma gibi temel uygulamaları kullanabiliyorsanız,
  • Kişisel bilgilerinizi online olarak paylaşırken rahatsanız, online terapi sizin için uygun 0labilir.

Eğer…

  • Şizofreni, ağır depresyon ya da anoreksi gibi ciddi bir ruhsal bozukluk teşhisi aldıysanız,
  • Şu anda ciddi bir kriz yaşıyorsanız ya da intihara meyilliyseniz, (Eğer kriz durumundaysanız, derhal yakındaki bir acil servisle ya da ruh sağlığı profesyoneliyle temasa geçmelisiniz.)
  • Bilgisayar teknolojisini kullanmak konusunda rahatsızsanız ya da online iletişimde bilgi paylaşmak istemiyorsanız,
  • Online bir psikoterapistle düşüncelerinizi ve hislerinizi paylaşmanız olanaklı değilse, online terapi sizin için uygun olmayabilir.

Kaynak: psychology.about.com

Skype ya da FaceTime Yoluyla Terapi

Skype ya da FaceTime yoluyla terapinin artı ve eskileri

Bu yazı Sacramento Street Psikiyatri’de 31 Haziran 2013 tarihinde Doktor Steven Reidbord tarafından yayınlanmıştır.

Tele psikiyatri belli bir mesafede gerçekleşen klinik değerlendirme ve psikiyatrik bir tedavidir. Tele psikiyatri yüz yüze erişilmesi güç durumda olan, cezaevlerinde, askeri ortamlarda ve uzak kırsal toplumlardaki insanlara bir uzmanın ulaşmasını sağlar. Yıllar önce de bilindiği üzere, tele psikiyatri belki daha genel bir alan olan tele tıppın en başarılı örneğidir. Geleneksel olarak tele psikiyatri hastaları denetlenen sitelerde tedavi eder ve güvenli ve özel amaçlı video konferansı kullanır. Birçok şirket tele psikiyatriye olanak sağlamak için teknolojiler ve servisler sunmaktadır. Tele psikiyatri servisinden yararlanan hastalar sıklıkla ciddi ruh hastalığından sıkıntı çekmektedir. Öyle ki tanılama açıkça görülen işaretlere ve belirtilere bağlı olma eğilimindedir.

Tavsiye Bağlantı: Psikoterapi Nedir?

Yakın zamanda ruh sağlığı blogları ve makaleleri özel muayanede klinisyenler tarafından yapılan online psikoterapinin gelişmesinden bahseder. Bu tür bir hizmetler psikiyatri başlığı altındaysa da bu teknolojinin geneksel uygulamalarından önemli noktalarda farklılaşmaktadır. Çevrimiçi psikoterapi genellikle kurumsal yönetim ya da standardizasyon olmaksızın serbest bir girişimin bir parçası olarak uygulanır. Hasta genellikle evde ya da iştedir; denetlenen bir ortamda değildir. Skype ve FaceTime gibi satılmaya hazır tüketim teknolojileri sıklıkla kullanılır ve bu teknolojiler HIPPAA (HIPAA, 1996 yılında kabul edilen Amerikan Sağlık Sigortası Taşınabilirlik ve Sorumluluk Yasası) gizlilik kurallarını benimseler. Ve belki en önemli olarak, hastalar daha çok göze çarpmayan problemlere sahip olan yüksek fonksiyon gösteren kişilerdir. Bu problemler ince bir tartışmayı ve uygun müdahaleyi gerektirmektedir.

Tavsiye Bağlantı: Psikoterapist Yusuf BAYALAN

Belirli bir mesafede psikoterapi uygulanması düşüncesi yeni değildir. Sigmund Freud sıklıkla klinik olarak faydalı olacağını düşündüğü yollarla hastalarıyla mektuplaşmıştır. Telefon seansları “intihar acil hattı” nın kurulmasıyla 1960’larda ortaya çıkmıştır ve bu seanslar birçok ruh sağlığı danışmanlığı alanını kapsayarak gelişmişler. Telefon yoluyla psikoterapi hala son derece popülerdir. Ve sıklıkla yüz yüze yapılan seanslara geçici bir alternatif olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, düzenli seanslarda kriz müdaheleleri için ve terapi esnasında danışanın veya danışmanın yüz yüze gelmelerinin mümkün olmadığı zamanlarda terapinin sürdürülebilmesi için de telefon yoluyla terapi uygulanır. Görsel işaretlerinin yokluğuna karşın araştırmalar telefonla psikoterapinin ve danışmanlığın etkili olduğunu ve danışanlar tarafından sevildiği göstermektedir.

Psikoterapide internetin bir araç olarak kullanılması için gösterilen ilk çabalar mail veya yazışma gibi sadece yazılı kanallardan öteye gitmemiştir. Telefon görüşmesinin aksine yazışmak seslerden ve diğer ötedil özelliklerinden yoksundur. Ayrıca yazışırken hicvi, çift anlamları ve benzer incelikleri anlamak oldukça zordur. Mail yoluyla iletişim bu gibi eksi yönlere sahiptir ve ayrıca sekronize olarak gerçekleşen bir süreç değildir. Örneğin, konuşma gerçek zamanda gerçekleşmez. Yalnızca metin yoluyla iletişimin ciddi kısıtlamalarına rağmen ilk bilgisayar programları birgün bilgisayarların sadece iki insan arasındaki iletişimi kolaylaştırmayacağını yalnız başına terapi yapacağını söylemekteydi. Son derece yapılandırılmış bilişsel ve psikoeğitimsel müdahaleler hariç tutulduğunda bunun henüz başarılmadığını söylemek mümkündür.

Bilgisayar ortamlı psikoterapi sıklıkla çevrimiçi bir ortamda Skype ve FaceTime gibi video konferans uygulamaları ile gerçekleşir. Bu araçlar kolaylıkla ulaşılabilir, ücretsiz ve kurulumu ve kullanımı oldukça basittir. Skype ve FaceTime uygulamalarının “HIPAA uyumlu” olmaları üzerinde birçok tartışma vardır. Bu noktada, hastalarla gerçekleştirilen cep telefonu görüşmelerinin (güvensiz mailler değil) gizlilik ihlallerine daha açık olduğu konusunda da tartışmalar vardır (Skype ve FaceTime uygulamalarının şifrelendiği taahhüt edilmiştir fakat cep telefonları ve mail için aynı durum söz konusu değildir).

Psikoterapinin bir alternatif olmadığı durumlarda, terapinin çevrimiçi gerçekleşmesinin yararı aşikardır. Örneğin, yatalak veya hareket edemeyen insanlar ya da Güney Kutbu kaşifleri gibi erişilemez noktalarda olanlar, bağışıklık yetmezliği olan ya da yüksek dozda bulaşıcı bir hastalığa sahip olanlar ile çevrimiçi terapi yapmanın yararı tartışılamazdır. Dahası çevrimiçi terapi var olan terapide danışan veya danışmanın coğrafi olarak başka bölgelerde olduğu durumlarda ya da kriz müdahalesi gibi tipik durumlarda, telefonla terapinin yerine geçici olarak kullanılması mantıklıdır.

Yüz yüz görüşme ve çevrimiçi terapinin ikisinin de uygulanabilir olduğu durumlarda yüz yüze görüşmenin değil de çevrimci terapinin seçilmesi daha problemli olabilir. Örneğin, depresyon ya da agorafobi (evden dışarı çıkma korkusu) gibi belirli hastalıklara sahip olan kişiler evlerinden dışarı çıkmamaya meyilli olabilirler ve onları evden çıkarabilmek aslında yararlı olacakken çevrimiçi terapi ile bu mümkün olmaz. Yüz yüz tedavi tabiatı gereği bir sosyal etkileşimdir. Ve sosyal etkileşim kendi başıma bir iyileştirici olabileceği gibi en azından iyi bir deneyimlemedir. Belirli bir mesafeden gerçekleşen psikoterapi hastanın nefesindeki alkol kokusunu hissetmeyi, irileşmiş gözbebekleri ya da derin bir iç çekme gibi görsel ve işitsel incelikleri anlamayı olanaksızlaştırır. Anlık yüz ifadeleri (insanlar arası iletişimde bilinçsiz olarak var olan) gözden kaçırılabilinir.Terapi süresince havuzda yüzen ve bir yandan alkol tüketen bir danışanla terapötik çerçeveyi oturmak oldukça zor olabilimektedir. Danışanın intihara meyilli davranışları ve hareketleri dahil olmak üzere sahip olduğu potansiyel çevrimiçi olarak hizmet veren danışmanı çaresiz bırakabilir ve onu ofis ortamında görüşme yapan meslektaşından daha kolayca manipüle edilebilir.

Çevrimiçi psikoterapi bazı durumlarda pratik avantajlara sahiptir. Bir tedavi şekli olarak da doğası gereği zararlı veya düzmece değildir. Görsel kanalları ek bilgi verip vermediğini ve süreci olumlu etkileyip etkilemeyeceğini ya da terapötik birliğe zarar verip vermediğini görmek için telefon ve video yoluyla terapinin bir araştırma ortamında karşılaştırılması ilginç olabilir. En yeni teknolojik inovasyonlarla birlikte, çevrimiçi terapi ayrıca yeni tehlikeleri de beraberinde getirerek eski tehlikeleri de derinleştirmektedir. Bu sebeple bu yöntemi sadece yeniliği veya uygunluğu için tercih etmek doğru değildir. Yüz yüze görüşme hala altın değerindedir.

Tavsiye Bağlantı: yusufbayalan.com

Kaynak: www.psychologytoday.com

Mobil (Telefonla) Psikolojik Danışmanlık İçin Öneriler

Mobil (telefonla) psikolojik danışmanlık da en az yüz yüze psikolojik danışmanlık kadar önemli bir süreçtir. Çünkü kişiler, yaşadıkları sorunlara çözüm bulmak veya kendilerini geliştirmek için mobil danışmanlık desteğine ihtiyaç duyuyorlar. Dolayısıyla, nasıl ki yüz yüze danışmanlıkta, bazı noktalara dikkat etmek sürecin etkisini artırıyorsa, mobil danışmanlıkta da dikkate alınacak noktalar, görüşmenin etkisini artıracaktır.

Telefonla psikolojik danışmanlık sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle ifade edebilirim:

  • Ön görüşme yapın: Psikolojik destek uzmanınızla bir ön görüşme yapmanızın önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü her uzman her konuda destek veremeyebilir. Neye ihtiyacınızın olduğunu uzmanınızla paylaşır ve size yardım edebileceğine dair görüş birliğine varırsanız görüşmelerden sağlıklı sonuçlar elde edebileceğinizi düşünüyorum.
  • Bir düzen oluşturun: Mobil danışmanlığın etkisini artıracak en önemli faktörlerden biri, danışmanlık sürecinin düzenliliğidir. Düzenliliği şu noktalarda sağlayabilirsiniz.
  1. Görüşme zamanının düzeni: Görüşmelerinizi belirli gün ve saatlere göre ayarlamanız sizin için daha iyi olacaktır. Çünkü bu şekilde, kendinizi bir programa dahil etmiş hissedersiniz. Bunun için, mümkünse birkaç seansınızın randevusunu tek seferde alınız. Mesela, Pazartesi günleri saat 17:00 gibi.
  2. Görüşme mekanının düzeni: Nasıl ki yüz yüze psikoterapi belirli bir mekanda gerçekleşiyorsa, mobil danışmanlığın da sabit bir mekanda gerçekleşmesinin daha işlevsel olacağını düşünüyorum. Bu mekanın neresi olacağından ziyade, belirli olması önemlidir. İş yeri, ev veya bir kafe mobil görüşmeniz için kullanabileceğiniz mekanlar olabilir.
  • Dikkatinizin dağılmasına engel olun: Psikolojik danışmanlık esnasında, dikkatinizi toplayabilmeniz önemlidir. Bunun için, sakin bir zaman ve mekanda görüşmelerinizi yapmanızı öneririm.
  • Kağıt ve kalem kullanabilirsiniz: Görüşmeleriniz esnasında kağıt ve kalem kullanabilirsiniz. Önemli noktaları not alıp daha sonra üzerinde düşünebilirsiniz.
  • Görüşmeleri kaydedebilirsiniz: Görüşmelerinizi kaydetmek ve sonrasında dinlemek, psikolojik danışmanlık sürecinin etkisini artırabilir.

Mobil psikolojik danışmanlık ile ilgili önerilerim şimdilik bunlar. Siz de düşüncelerinizi yazının yorum kısmından benimle paylaşabilirsiniz. Muhabbetle kalın.